|
S
İ
N
E
K |
nsanlar nereye gitmişlerse sinekleri (Diptera) de götürmüşlerdir. Bunun en bilinen kanıtı, ev sineği (Musca domestica) ve ev sivrisi ya da sivrisineğidir. Bunun temel nedeni, insanların beslenirken pek çok artık bırakmalarıdır. Doğada insandan daha çok çevresini kirleten canlı yoktur. Öyle ki bu çöpler ve atıklardan zarar görmemek için inanılmaz miktarlarda harcama yapmaktadır.
Sineklerin gözle görülür yararları yoktur. Hatta çok çeşitli zararları vardır. Herkesin bildiği en zararlı sineklerden biri olan sıtma sivrisineği (Anopheles maculipennis) yanında insanlara pek yanaşmayan ama organları kendilerini iyice korumaya yeterli olmayan sığırlara dadanan burgu sineği ya da Akdeniz oyucu sineği (Callitraga ya da Cochlimya hominivorax) vardır. Zaten ne denli zararlı ve korkunç olduğu verilen addan da belli olmaktadır. Çünkü “homini” insan ve “vorax” yiyen anlamındadırlar. Çünkü çok kısa bir zaman önce özellikle Akdeniz çevresi ülkelerde yaralarını kapatamayan kimi insanları ve çocukları bu sineklerin öldürdüğü bilinmektedir.
Vücudunda açılan yara ya da yaraları kapanmayan, korunmasız insanların bu açıklıklarına yumurta bırakır. Çıkan kurtçuklar oradaki yağ ve kaslarını yiyerek büyürler ve erginliğe ulaşırlar. Aslında bu küçük canlı da korunarak, beslenip üreyerek temel amacı olan soyunu sürdürmeye çalışmaktadır. Zararlı denmesinin nedeni, gözle görünür bir yararının bilinmemesidir. Her canlı kendi dışındaki kimi canlılara şu ya da bu biçimde zararlıdır. Örneğin zararsız görünen bir elma bile, kabuğundaki zehirlerle üzerine konan kimi küçük canlıları öldürerek zararlı olmaktadır.
Korunmadaki temel sorunu, kış mevsiminin başlangıç günlerinde kendine soğuktan ölmeyecek korunmalı bir yer bulmaktır. Evcil hayvan ahırlarında aradığı koşulları bulur. Ama çoğu zaman böyle sıcak ve nemli ortamların da sağlık açısından kimi zararları vardır. Bu ortamlara rüzgarlarla savrulan kimi öldürücü mantar tohumları da gelirler. Mantar, hayvan, bitki, toprak, taş ayrımı yapmadan uygun her yere yerleşebilir. Bu gözle görülemeyecek denli küçük mantar tohumlarının kimileri de burgu sineği üzerine yerleşirler. Kısa sürede sineğin gövdesi beyaz lekelerle kaplanır ve sonuçta sineği öldürücü miktara ulaşırlar. Bu yüzden kışı saklanarak geçiren sinekler kısa sürede tek tek yere düşer, oradaki canlılara yem olurlar.
Bir biçimde kışı geçiren burgu sinekleri baharda canlanır, çiftleşir ve yumurtalarını bırakacak sıcak kanlı canlılar ve özellikle bunların açık yaralı olanlarını ararlar. Tahtakurusu gibi bunların da karbondioksit yayılan kaynakları bulacak organları vardır. Bu organları sayesinde soluma sırasında bu gazı çıkaran canlıları kolayca bulurlar. Hiç zaman kaybetmeden yumurta borularıyla yumurtalarını yaralara bırakırlar. Sıcak ve nemli ortamda yumurtalar kısa sürede çatlar ve çıkan kurtçuklar yara içine yayılıp ne bulurlarsa yemeye başlarlar. Bu oburluğun nedeni, sinek olduklarındaki yapılarının bir daha hayvansal protein yemeye uygun olmaması ama bunların gelişim döneminde organların biçimlenmeleri için gerekli olmalarıdır. Bu türlü doymak bilmeyen burgu sineği kurtçukları gittikçe yağ ve kas katmanlarını bir burgu gibi oyarak derinlere inip kan dolaşım ve sinir düzenlerini ortadan kaldırırlar. Yarayı oyarak derinlere indikleri için “burgu” adını almışlardır.
Özellikle Akdeniz çevre- sinde çok yaygın olan yeşil gözlü bu zararlı ile savaşım zorunludur. Dikkatli ve sürekli bakım yapıldığında hayvanların ölmeleri ve değerli sürülerin yok olmaları önlenebilir.
 
|